beyânât


beyânât
(A.)
[ تﺎﻥﺎﻴﺑ ]
açıklamalar, demeç.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • beyanat — is., Ar. beyānāt Demeç, bildiri Beyanatın askerî kısmını Falih Rıfkı almış, bana da siyasi kısmını bırakmıştı. Y. K. Karaosmanoğlu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • BEYANAT — (Beyan. C.) Nutuklar, izahlar, açıklamalar, beyanlar …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • beyanat vermek (veya beyanatta bulunmak) — demeç vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • demeç — is., ci Yetkili bir kimsenin bir konuda yayın organlarına yaptığı açıklama, beyanat Yan tutmadan davranacağını ve davranılmasını isteyen demecini yaymıştı. T. Buğra Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller demeç vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • demeç vermek — yetkili bir kimse bir konuda yayın organlarına açıklama yapmak, beyanat vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • AKL-I BEŞER — İnsan aklı. İnsan düşüncesi.(Kur anın hakaik ı İlâhiyeye dair beyanatı ve tılsım ı kâinatı fethedip ve hilkat ı âlemin muammasını açan beyanat ı kevniyesi, ihbarat ı gaybiyenin en mühimmidir. Çünkü: O hakaik ı gaybiyeyi hadsiz dalâlet yolları… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük